TR EN
EKİM 2021 - MAYIS 2022

Ali Miharbi

Ali Miharbi

1976’da İstanbul'da doğan sanatçı, Northwestern Üniversitesi'nde Elektronik ve Bilgisayar Mühendisliği ile Sanat Teorisi ve Pratiği Lisans Bölümleri'ni bitirdi. Virginia Commonwealth Üniversitesi’nde Sanatta Yüksek Lisans (MFA)derecesini aldı. Çalışmaları, grafik, fotografik veya heykelsi üretimlerden, canlı veya kayıtlı veriler ile işleyen dinamik sistemlere kadar çok çeşitli biçimler alabiliyor ve izleyicinin karşısına kuralları değiştirilmiş oyunlar, iç çeken, inleyen, fısıldayan hava akımları veya sergi mekanının duvarlarını kırbaçlayan, kaşıyan, gıdıklayan makinalar çıkarabiliyor. Toplumsal, teknik, tarihsel ve güncel perspektifler arasında gezinerek karmaşık sistemlerin oluşumu ve evrimi, yapay nesneler ile kurduğumuz ortak yaşarlık ilişkisi ve enformasyonun ardındaki maddesellik gibi konuları oyunsuluğa da önemli bir rol vererek araştıran sanatçı, çalışmalarını İstanbul'da sürdürüyor. 

Ali Miharbi'nin sanatçı videosuna aşağıdaki linkten ulaşılabilir. 

SAHA Studio - Ali Miharbi: Hava Tezgahları


Hava Tezgahları

Hava Tezgahları
, üzerine lokal ısıtma özelliği olan infrared ampullerin monte edilmiş olduğu, her bir ampulün farklı şiddetlerde ışık ve ısı yayacak şekilde ayarlandığı çerçevelerden oluşuyor. Her çerçeve, içinde birer piksel gibi yerleştirilmiş olan bu ampullerin yaydıkları kırmızı ışıkla kendine özgü, düşük çözünürlüklü, hareketsiz bir beden silüeti oluşturuyor. Mekana dağıtılarak yerleştirilmiş olan bu çerçevelerin karşısına geçen izleyicinin bedeni, lambaların şiddetine göre farklı noktalardan farklı şekillerde ısınmış oluyor.

Hava Tezgahları
, ismini 1810'da John Haslam tarafında yazılan Deliliğe Dair Açıklamalar kitabında tarif edilen James Tilly Matthews vakasında, hastanın varlığına inandığı, uzaktan duygu ve düşünceleri kontrol eden ve hastanın imgeler görmesine neden olan makinadan alıyor. Şizofrenik paranoyanın bilinen ilk modern formu kabul edilen vakada, hava pompaları gibi 18. yüzyıla ait teknolojik gelişmeler ve "pnömatik kimya", "manyetik ışınlar" veya "hipnotize edici ışınlar" gibi dönem kuramları önceki dönemlerdeki teolojik öğelerin yerine geçiyor. Sonradan Viktor Tausk'un "etki makinası" adı altında genelleştireceği ve hastaların içinde bulunduğu toplumsal ve teknolojik korkulara göre yeni şekiller alacak olan makina, 20. yüzyıl ortasında itibaren kitle iletişim araçları için kullanılan bir metafor haline de geliyor. 1978'de Jerry Mander'in Televizyonun Ortadan Kaldırılması İçin Dört Argüman kitabında televizyona korkunç derece benzediğinden bahsedilen bu etki makinaları, bugünlerde İnternet'i ve kullanıcılar hakkında duygu, cinsiyet, yaş, konum vb. durumları tespit edip onları yönlendirmeye çalışan sosyal medya platformlarını hatırlatıyor.

İşin tasarımı ve işleyiş tarzı ise bambaşka bir noktadan, Finlandiya'da bir araştırma grubunun (Lauri Nummenmaa, Enrico Glerean, Riitta Hari ve Jari K. Hietanen) son yıllarda elde ettikleri bulgulardan ortaya çıkan, beden ile duyguları ve duygulara bağlı bilişsel işlevleri ilişkilendiren topolojik haritalardan yararlanarak belirlendi. Bilinç ile bedensel işlevlerin fazlasıyla iç içe geçmiş olduğu sonucu aslında belki de binlerce yıldır kabul gören, örneğin şiirlerde ifade edilen sezgilerle örtüşüyor. Baş, göğüs ve karın bölgesi duyguların en yoğun olarak sahnelendiği yerler. Çerçevelerdeki lambaların ışık şiddetleri bu topolojik haritalardan yola çıkarak ayarlandı ve böylece her çerçeve bir duygu ile eşleştirilmiş oldu. Bu etkileşme için ısının seçilmiş olmasının bir nedeni de enformasyon ile ısı arasındaki bağ. Bugün bilişim teknolojilerinde kullanılan Shannon'un Enformasyon Kuramı ile 19. yüzyılda daha verimli buhar makinaları tasarlamak için geliştirilen Termodinamik kuramları arasında, başta formül benzerliği veya analoji gibi gözüken ama aslında hesaplamanın ve hafızadan bir bilgi silmenin ısı yaymak zorunda olduğuna işaret eden parallelikler var. Bilinç ve beden arasında da benzer bağlar kurmak mümkün. Ray Kurzweil gibi Silikon Vadisi fütüristlerinin bilincimizi sayısallaştırıp ölümsüzleştirme yönünde, ilk başta rasyonalist gözükse de, John Gray'e göre antik çağların gnostik düşünüşünden pek farklı olmayan transhümanist hayallerine karşın, nörobilim ve felsefede bedenlenmiş biliş, yayılmış zihin veya etkinleşimcilik gibi yaklaşımlarla zihnin nasıl beden ve çevre ile birlikte işlediğine dair araştırmalar mevcut. Tüm bunların yanında, ısının çok temel bir algı olması da ısı lambaları kullanımı seçiminde etkili oldu. Özetle, kitle iletişim araçları ve duyguların manipülasyonu konularından yola çıkan, ancak bunlara doğrudan bir yorumda bulunmak yerine minimal bir şekilde tasarlanmış olan Hava Tezgahları, ucu açık, biraz da ironik bir yaklaşımla üretildi. 

Hava Tezgahları, SAHA Studio programı kapsamında SAHA’nın desteği ile üretilmiştir.

www.alimiharbi.com

DİĞER SANATÇILAR

Bu web sitesinde size daha iyi hizmet sunabilmek için çerez kullanılmaktadır. Kullandığımız çerezleri görüntüleyebilmek ve daha fazla bilgi almak için Gizlilik ve Çerez Politikası sayfasını inceleyebilirsiniz.